Yapıların stabil güvenilirliği konusu, ülkemizde malesef birçok zafiyetle karşılaşılan bir konu haline gelmiştir. Herhangi bir doğal afet olmaksızın yapılarda kendi ağırlığının oluşturduğu yer çekimi kuvvetinin etkisiyle çeşitli hasarlar oluşabilmektedir. Bir de buna kullanıcıların yapının taşıyıcı kesitlerinde oluşturduğu değişiklikler veya proje yükü üzerine çıkılması durumları eklenince oluşabilecek hasarın boyutu artabilmektedir.

Betonarme yapılarda oluşan hasarlar kendini sıva ve kaplamalardaki çatlaklar ile belli eder.

 

 

 

 

 

 

 

 

Tıpkı bir hastalığın teşhisinde erken tanı ve hızlı müdahale ne kadar önemli ise bu çatlaklar artmadan veya başka büyük problemlere neden olmadan ele alınmalıdır. Yapıyı kullananlar oluşan çatlaklara dikkat etmeli, sıva dökülmeleri hafife alınmamalıdır.

Eğer herhangi bir deprem, toprak kayması, yangın, fırtına, kar yükü, sel gibi bir hasar görmeden yapıda çatlaklar oluşmuş ise projelendirme hatasından (hatalı zemin seçimi, kesit yetersizliği vb.), uygulama esnasında yapılan bir hatadan (rötre, işçilik vb.) veya kullanıcı (vibrasyon yaratan makine, aşırı döşeme yükü vb.) kaynaklıdır. Ancak çatlaklar bu hasarlardan sonra oluşmuşsa yapısal çatlak sınıfına girer ve taşıyıcı stabilitesi bozulmuş olur.

Çoğu şartnamede şiddetli bir dış etkiye maruz kalmayacak betonarme elemanlarda 0.3mm’ye kadar çatlak genişliğine izin verilmektedir. Şiddetli dış etki söz konusu ise bu değer 0.2mm’ye, hatta 0.1mm’ye azaltılmaktadır.

ÇATLAK GENİŞLİĞİ

HASAR DÜZEYİ ELEMANDA KALICI ÖTELENME VEYA DÖNME
 < 1 MM HAFİF YOK
 < 2 MM ORTA ÇOK AZ
 < 10 MM AĞIR BÜYÜK
 < 20 MM – 30 MM ÇOK AĞIR

İLERİ DÜZEYDE

Çatlaklar Fark Edildiğinde Ne Yapmalı?

Bu durumda taşıyıcı elemanlar başta kolonlar olmak üzere uzman inşaat mühendisleri tarafından incelenmelidir. Çatlakların hangi taşıyıcılarda oluştuğu belirlenmelidir. Çatlakların genişliği ve derinlikleri tespit edilerek çatlamaya hangi kuvvet aktarımı değişmesinin neden olduğu tespit edilmelidir. Böylece bu bölgelerde lokal veya genel güçlendirme projeleri hazırlanarak yapı güvenli hale getirilebilir.

 

Bir yapıda daha az kolon ve geniş açıklık istendiğinde çatı sistemi çelik konstrüksiyon tercih edilir. Çekme kuvvetine olan dayanımı ve malzemenin hafif olması tercih sebebidir. Çatının bir kar ağırlığı, yangın veya fırtına sonrası hasar görmesi durumunda, kolon ankraj noktaları anormal eksenel yüklerin etkisi altında kalır. Bu tarz karma yapılarda çelik-beton birleşim bölgelerinde genellikle kimyasal ankraj kullanılır. Tasarım yükünün üstüne çıkıldığında ise ankraj bölgelerindeki betonda önce zorlanmalar yüklemenin devamı halinde çatlamalar ve kopmalar meydana gelir.

Çatlakların ilerlememesi onarıma gerek duyulmadığı anlamına gelmez.

Fark edildiği anda reaksiyon almak gereklidir. Bazı çatlaklar yüzeysel görünebilir ancak malzeme bütünlüğünü bozabilecek konumda olabilirler. Örneğin mesnet noktalarında mafsallaşma nedeniyle oluşan çatlaklar rijitliği azalan kolona işaret eder. Bu durum yatay ötelenmenin artmasına ve yapının göçmesiyle sonuçlanacak bir duruma neden olur.

Yapısal Bütünlüğü Bozan Çatlaklar Nasıl Anlaşılır?

Bunu anlamak için üzerindeki kara sıva kazılarak uzunluğu, genişliği ve derinliği hakkında bilgi edinilebilir.

Çatlamalar kopmaya neden olacak kadar artmamışsa muhakkak uzman bir gözle incelenmelidir. Güçlendirilmeye müsait durumdaysa ivedi olarak onarım sürecine başlanmalıdır.

Dolgu duvarlarda oluşan çatlaklar da yapının yanal rijitliğini azaltır.

Tuğla, gaz beton, ponzadan yapılan duvarlara konvansiyonel yapılarda yükleme yapılmaz. Ancak kiriş altlarını beslemesi ve çerçeve boşluğunu doldurması nedeniyle yapının rijitliğini artırır. Kısa kolon hasarları olarak tanımlanan bant pencerelerin sebep olabildiği hasarlar yine duvar imalatıyla ilgilidir.

 

 

 

 

 

 

Onarım Yöntemleri

Duvarlarda oluşan çatlakların malzeme bütünlüğünü sağlayacak şekilde onarılması gerekmektedir. Duvar boşluğuna mesnet-mesnet arası çapraz takviyesi veya duvarın yeniden örülmesi gerekmektedir.

Farklı zamanlarda dökülmüş iki betonun ara yüzeyinin kesme etkisi altında kuvvet aktarımı betonların birbirine yapışması (adhezyon) ve sürtünme ile gerçekleşmektedir.

Çatlakta beton bütünlüğü büyük oranda bozulmuşsa yani beton koparak donatılar açığa çıktıysa, basınçlı suyla serbest parçalardan temizlenir. Sonra kolonda kopan bölüme 4-5 mm sac bükülerek kalıp görevi görmesi sağlanır. Bu sacın yarısı kolonun sağlam tarafına gelecek şekilde etrafına sarılır ve kimyasal ankraj yapılır sabitlenir. Daha sonra bu sacın içi çimento esaslı polimer takviyeli tamir harcıyla doldurulur.

Betonda yapısal bütünlük bozulmamışsa epoksi enjeksiyon yapılarak çatlaklar güvenli hale getirilebilir. Çatlağın uzunluğu boyunca 15 cm çevresine 15-30 cm aralıkla çatlağa 45º açıyla pakerler atılır. Bu pakerler iyice sabitlendikten sonra gres tabancasıyla epoksi reçine uygulaması yapılır.

Kaynaklar:

“Betonarme Yapılarda Karşılaşılan Çatlaklar, Oluşma Nedenleri ve Onarılması” – Doç.Dr. Hasan YILDIRIM

“Betonarme Elemanlarda Oluşabilen Yapısal ve Malzeme Kaynaklı Çatlaklar” – Prof.Dr. Kambiz RAMYAR

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi

 

Write a comment:

*

Your email address will not be published.

   
Powered by KırmızıErik